04.08.2026 • Tuesday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
SON DAKİKA
🔴 MUĞLA FETHİYE ÖLÜDENİZ AÇIKLARINDA KAYALIKLARDA MAHSUR KALANLAR KURTARILDI ANKARA’DA GÜNDEM: ERDAL BEŞİKÇİOĞLU’NUN TEST SONUCU ETİMESGUT SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME AKIN GURLEKTEN OPERASYON MUGLA'da BIR COK GAYRIMENKULE TEKNEYE TURİZM TESISLERINE VE OTELE EL KONULDU EPSTEIN DOSYALARI APPLE TELEGRAMI KALDIRDI 🚨 DOĞRULANDI | TELEGRAM APP STORE’A GERİ DÖNDÜ KISA SÜRELİ KALDIRMANIN GEREKÇESİ AÇIKLANDI 🔥🚁🚒 SON DAKİKA | YATAĞAN’DA ORMAN YANGINI: HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALE SÜRÜYOR 🌲🔥 ATEŞ HATTINDAN DÖNÜŞ: YEŞİL VATANIN SESSİZ KAHRAMANLARI Muğla 🌊Fethiye Şövalye Adası Açıklarında Jet Ski Kazası BUNU DA ÇALMAYIN ARTIK! MUGLA FETHİYE BODRUM ve Marmaris’te yangına ilk müdahale için bırakılan su bidonları kayıp 🔴 MUĞLA FETHİYE ÖLÜDENİZ AÇIKLARINDA KAYALIKLARDA MAHSUR KALANLAR KURTARILDI ANKARA’DA GÜNDEM: ERDAL BEŞİKÇİOĞLU’NUN TEST SONUCU ETİMESGUT SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME AKIN GURLEKTEN OPERASYON MUGLA'da BIR COK GAYRIMENKULE TEKNEYE TURİZM TESISLERINE VE OTELE EL KONULDU EPSTEIN DOSYALARI APPLE TELEGRAMI KALDIRDI 🚨 DOĞRULANDI | TELEGRAM APP STORE’A GERİ DÖNDÜ KISA SÜRELİ KALDIRMANIN GEREKÇESİ AÇIKLANDI 🔥🚁🚒 SON DAKİKA | YATAĞAN’DA ORMAN YANGINI: HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALE SÜRÜYOR 🌲🔥 ATEŞ HATTINDAN DÖNÜŞ: YEŞİL VATANIN SESSİZ KAHRAMANLARI Muğla 🌊Fethiye Şövalye Adası Açıklarında Jet Ski Kazası BUNU DA ÇALMAYIN ARTIK! MUGLA FETHİYE BODRUM ve Marmaris’te yangına ilk müdahale için bırakılan su bidonları kayıp
Ekonomi

Sanayide başarının yeni formülü: Güçlü zihin, güçlü kurum

Sanayide başarının yeni formülü: Güçlü zihin, güçlü kurum

Sanayi dünyası uzun yıllar boyunca makinelerin gücü, üretim hatlarının kapasitesi ve bilançoların büyüklüğü üzerinden okundu. Ancak 21. yüzyılın hızla değişen, krizlerin ve belirsizliklerin iç içe geç

Sanayi dünyası uzun yıllar boyunca makinelerin gücü, üretim hatlarının kapasitesi ve bilançoların büyüklüğü üzerinden okundu. Ancak 21. yüzyılın hızla değişen, krizlerin ve belirsizliklerin iç içe geçtiği rekabet ortamında, başarıyı belirleyen unsurlar şekil değiştiriyor. Kurumları geleceğe taşıyan şey artık yalnızca sahip oldukları teknolojik altyapılar değil; o teknolojiyi yönetecek olan zihinlerin çevikliği, finansal disiplini ve vizyonu.

Bu vizyonun en güçlü temsilcilerinden BVN Air&Motor İcra Kurulu Başkanı Mehmet Yaşar Bahçivan, süreci değerlendi. Geleneksel sanayi anlayışının ötesine geçerek verimliliği bir "yaşam felsefesi" olarak konumlandıran, değişimi ise değerleri yitirmeden geleceğe taşıyan bir köprü olarak gören Bahçıvan; sanayinin yalnızca çarklarla değil, insan zekâsıyla ve kalbine dokunarak nasıl büyüyebileceğini ifade etti.

Sanayi dünyası genellikle makineler, çarklar ve rasyonel kurallarla tanımlanıyor. Ancak siz işin entelektüel boyutuna derinlemesine önem veriyorsunuz. Kriz anlarında “çevik” kalmanızı sağlayan o temel felsefi faktör nedir?

Sanayide öncelikli yatırımın makinelerden ziyade, onları yönetecek insanlara ve düşünme biçimlerine yapılması gerektiğine inanıyorum. Güçlü fabrikalar güçlü makinelerle kurulabilir; ancak sürdürülebilir güçlü kurumlar ancak güçlü zihinlerle inşa edilir. Makineleri yönetmek elbette zordur; fakat asıl zor olan belirsizliği yönetebilmektir. Kriz dönemlerinde şirketleri ayakta tutan yalnızca güçlü bilançolar değildir. Aynı zamanda güçlü bir düşünme biçimi, doğru muhakeme ve değişimi okuyabilen bir liderlik anlayışıdır. 21. yüzyılda şirketlerin gerçek rekabet avantajı; sahip oldukları makineler, fabrikalar ya da sermayeleri değil liderlerinin belirsizlik karşısındaki düşünme kalitesi ve değişime uyum sağlayabilme kabiliyetidir.

Çeviklik günümüzde bir yönetim modası gibi algılanabiliyor. Kökleri derine inen köklü bir sanayi şirketinde, hantallaşmaya karşı savaşırken gelenekle yeniliği zihninizde nasıl harmanlıyorsunuz?

Ben geleneği geçmişe bağlı kalmak olarak değil değerleri korumak olarak görüyorum. Çünkü geçmişi tekrar etmek başka şeydir, geçmişten güç almak başka şeydir. Değerler pusulamızdır; yöntemler ise yol haritamız. Pusulayı değiştirmeyiz ama yol haritasını şartlara göre sürekli güncelleriz. BVN’nin temel ilkeleri yıllardır aynı. Dürüstlük, kalite, güven ve uzun vadeli bakış. Bunlar bizim değişmeyen değerlerimizdir. Ancak bu değerlere ulaşma biçimimiz sürekli değişmek zorundadır. Dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon ve küresel rekabet bize her gün yeni yöntemler geliştirmeyi zorunlu kılıyor.

Bir kurumun en büyük hatası, geçmişte kendisini başarıya ulaştıran yöntemlerin gelecekte de aynı sonucu vereceğine inanmasıdır. Çünkü başarı kalıcı değildir; sürekli yeniden üretilmesi gereken bir değerdir. Ben değişimi hiçbir zaman geleneklerimize tehdit olarak görmedim. Aksine, doğru yönetildiğinde değişim, değerlerimizi geleceğe taşıyan en güçlü araçtır. Mesele, değişmek ya da değişmemek değildir. Mesele; kimliğini kaybetmeden değişebilmektir. İşte kurumsallaşmanın ve sürdürülebilir başarının özü de budur. Kökleri olmayan bir ağacın ayakta kalması mümkün olmadığı gibi kökleri olan bir ağacın büyüyebilmesi için de yeni dallar vermesi gerekir. Şirketler de böyledir.

Verimlilik kavramı genellikle zaman etüdü veya maliyet kısma olarak algılanıyor. Oysa sizin vizyonunuzda bunun bir “zihniyet” meselesi olduğunu biliyoruz. BVN Motor’da verimliliği, bir kurum kültüründen ziyade bir “yaşam felsefesi” olarak çalışanlara nasıl aşılıyorsunuz?

Verimlilik benim için sadece daha az insanla daha çok üretmek değildir. Aynı kaynakla daha fazla değer üretmektir. Çünkü dünya artık yalnızca daha fazla üretmenin değil aynı kaynakla daha fazla değer üretmenin yollarını arıyor. Enerjiyi, zamanı, iş gücünü, sermayeyi ve veriyi kim daha verimli kullanırsa geleceği de o şekillendirecektir.

Aslında verimlilik bir üretim tekniğinden çok, bir düşünme biçimidir. Verimliliği yalnızca üretim hattında aramamak gerekir. Asıl verimlilik; zamanı, bilgiyi, enerjiyi, iletişimi ve karar alma süreçlerini de aynı titizlikle yönetebilmektir. Çünkü israf sadece hammaddede değil yanlış kararlarda, geciken süreçlerde, kopuk iletişimde ve boşa harcanan zamanda da ortaya çıkar. Bugün ülkelerin refah seviyesini belirleyen en önemli unsur, sahip oldukları doğal kaynakların büyüklüğü değil; o kaynakları ne kadar akıllıca yönettikleridir. Aynı gerçek şirketler için de geçerlidir.  İnsan hayatı da böyledir. Zamanımızı, enerjimizi ve dikkatimizi nasıl kullandığımız, hayatımızın verimliliğini belirler. Aynı şekilde şirketlerde de verimlilik önce yöneticilerin zihninde başlar, sonra kurum kültürüne dönüşür. Bu yüzden çalışanlarımızdan önce yöneticilerimizin verimli olmasını bekliyoruz.  Ben verimliliği sadece şirketlerin rekabet gücü olarak görmüyorum. Verimlilik; bireyin yaşam kalitesini, şirketlerin sürdürülebilirliğini ve ülkelerin kalkınmasını belirleyen ortak paydadır. Bu nedenle verimlilik benim için bir yönetim modeli değil bir yaşam felsefesidir.

Yapay zekânın ve otomasyonun insan emeğini dönüştürdüğü bir çağda, fabrikalarınızda insanın rolünü ve “değer üretme” kavramını nasıl yeniden tanımlıyorsunuz?

Sanayi tarihine baktığımızda her büyük dönüşüm, insanın üretimdeki rolünü yeniden tanımlamıştır. Birinci Sanayi Devrimi insanın kas gücünü makinelerle destekledi. Elektrifikasyon seri üretimi mümkün kıldı. Dijitalleşme bilgiye erişimi ve küresel bağlantıları dönüştürdü. Bugün ise yapay zekâ ile birlikte yeni bir eşiğin önündeyiz. Artık rekabeti yalnızca makinelerin gücü değil; insanın düşünme, yorumlama, öğrenme ve teknolojiyi doğru yönlendirme kabiliyeti belirliyor. Ben bu süreci yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak görmüyorum. Aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm olarak değerlendiriyorum. Dünya, Toplum 5.0 anlayışına doğru ilerliyor. Yani dijital teknolojilerin ve yapay zekânın insanın yaşam kalitesini artırdığı, teknolojinin insanın yerine geçmediği, insan için değer ürettiği yeni bir döneme giriyoruz. Bu nedenle geleceğin çalışanı, bilgiyi ezberleyen kişi olmayacak. Bilgiyi yorumlayan, farklı disiplinleri ilişkilendirebilen, doğru soruları soran, problem çözen ve etik kararlar verebilen kişi olacak. Yapay zekâ rutin işleri devralabilir; ancak merakı, vicdanı, sezgiyi ve liderliği devralamaz. Biz BVN’de teknolojiyi hiçbir zaman insanın alternatifi olarak görmüyoruz. Teknolojiyi, insanın potansiyelini büyüten en güçlü kaldıraç olarak görüyoruz. Çünkü üretimin gerçek değeri yalnızca makinelerden değil o makineleri anlamlandıran insanlardan doğar. Geleceğin en başarılı şirketleri, yapay zekâyı en fazla kullananlar değil; yapay zekâ ile insan zekâsını en doğru şekilde bir araya getirebilenler olacaktır. Çünkü teknolojiyi rekabet avantajına dönüştüren yine insandır.

Elektrik motorları üreterek aslında dünyadaki yeşil dönüşümün kalbinde yer alıyorsunuz. Sürdürülebilirlik sizin için sadece bir karbon ayak izi metriği mi, yoksa doğa ile sanayinin gelecekte kuracağı barışın bir taahhüdü mü? BVN Motor’un geleceğe bırakacağı en büyük miras ne olacak?

Sürdürülebilirliği yalnızca karbon ayak izi ya da çevresel göstergeler üzerinden değerlendirmiyorum. Benim için sürdürülebilirlik; çevrenin, ekonominin, insanın ve kurum kültürünün aynı anda güçlenebildiği bir dengeyi kurabilmektir. Doğayı korurken rekabet gücünü artırabilmek, büyürken kaynakları gelecek nesiller adına da koruyabilmektir. Gerçek sürdürülebilirlik, bugünü kazanırken yarını tüketmemektir. Bugün küresel rekabet gücünü belirleyen unsurlar arasında çevresel, sosyal ve yönetişimsel faktörler her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Değer zincirinin her aşamasında karbon ayak izini azaltmak, döngüsel ekonomiyi benimsemek, enerji verimliliğini artırmak ve doğal kaynakları daha bilinçli kullanmak artık küresel rekabetin temel şartlarından biri hâline geldi. Yeni dünya düzeninde bu dönüşüme uyum sağlamak hatta bu dönüşüme yön verebilen şirketler arasında yer almak zorundayız. Ben sürdürülebilirliği aslında doğa ile sanayinin yaptığı bir barış anlaşması olarak görüyorum. Uzun yıllar üretim ile çevre birbirine rakip iki kavram gibi değerlendirildi. Oysa geleceğin sanayisi bize şunu gösteriyor: Çevreyi koruyamayan üretim sürdürülebilir değildir; üretmeyen bir ekonomi de toplumsal refah üretemez. Gerçek başarı, bu iki alanı birbirinin alternatifi gibi değil de birbirini güçlendiren iki unsur hâline getirebilmektir. Enerji verimli motorlar üretmek bizim için elbette önemli. Ancak bundan daha önemlisi, gelecek nesillerin gurur duyacağı bir kurum bırakabilmektir. Çünkü bir şirketin gerçek mirası yalnızca fabrikaları, makineleri ya da finansal büyüklüğü değildir. Gerçek miras; yetiştirdiği insanlar, oluşturduğu kurum kültürü, topluma kattığı değer ve gelecek nesillerin yaşam kalitesine yaptığı katkıdır. Eğer bizden sonraki nesiller daha temiz bir çevrede yaşayabiliyor, daha verimli teknolojiler kullanabiliyor ve daha güçlü kurumlar devralabiliyorsa, işte o zaman gerçek anlamda sürdürülebilir bir miras bırakmış oluruz. Biz yalnızca elektrik motorlu fanlar üretmiyoruz; daha az enerji tüketen, daha verimli çalışan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakacak çözümler üretiyoruz.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.