24.09.2026 • Thursday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
SON DAKİKA
Siyaset

Ramanlı: Trilyonluk riski neden önleyemediniz?

Ramanlı: Trilyonluk riski neden önleyemediniz?

HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında; borsada yaşanan fon krizine, okul kantinlerindeki denetim eksikliğine, Af

HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında; borsada yaşanan fon krizine, okul kantinlerindeki denetim eksikliğine, Afganistan-Pakistan gerilimine ve Yemen'deki çatışmalara dair değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de yatırım fonları üzerinden borsada yaşanan gelişmelerin ciddi bir denetim ve güven sorununu ortaya çıkardığını belirten Ramanlı, "7 portföy yönetim şirketine ait 223 fonun işlemleri durdurulmuş, 131 fon için tasfiye süreci başlatılmıştır. İşlemleri durdurulan 223 fonun toplam büyüklüğü yaklaşık 1,1 trilyon liraya, tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü ise yaklaşık 826 milyar lira düzeyindedir. Bu tablo, meselenin boyutunu açıkça ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.

Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) açıklamalarına göre, düşük dolaşımlı hisselerdeki ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak fiyat hareketlerinin 2025’in son çeyreğinde gözlemlendiğini ve konunun 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nin gündemine geldiğini hatırlatan Ramanlı, "Neden daha erken ve etkili tedbirler alınmadı? Küçük esnafın en küçük vergi yükümlülüğünü dahi kılı kırk yararak denetleyen ekonomi yönetimi, trilyonluk fon piyasasındaki bu riski neden önleyemedi? Ekonomi yönetimini şeffaf bir inceleme yapmaya, sorumluları tespit etmeye ve piyasayı güvenli hale getirecek güçlü yapısal tedbirleri almaya çağırıyoruz." şeklinde konuştu.

Okul kantinlerinin ticari bir işletme mantığıyla yönetilemeyeceğini vurgulayan Ramanlı, kantinlerde temel ölçütün çocukların sağlığı ve güvenliği olması gerektiğini ifade etti. Ekonomik krizin ailelerin alım gücünü düşürdüğünü belirten Ramanlı, "Bir öğrenci teneffüste sağlıklı bir gıdaya ulaşabilirken başka bir öğrencinin bunu alamaması, eğitim ortamında göz ardı edilmemesi gereken bir fırsat eşitsizliğidir. Dar gelirli öğrencilerin sağlıklı beslenmeden mahrum kalmaması için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ücretsiz veya destekleyici sağlıklı okul öğünü gibi modeller yaygınlaştırılmalıdır." dedi.

Türkiye’den Afganistan İslam Emirliği’ne gerçekleştirilen üst düzey ziyaretin bölgesel iş birliği açısından memnuniyet verici olduğunu belirten Ramanlı, “Bu temasların Afgan halkının yaşadığı insanî ve ekonomik krizlerin kalıcı olarak aşılmasına zemin oluşturmasını ümit ediyoruz. Özellikle Batılı ülkelerce bloke edilen Afganistan varlıklarının iadesi konusunda uluslararası toplum nezdinde aktif bir diplomatik girişime ihtiyaç vardır. Türkiye’nin bu konuda etkin bir rol üstlenmesi ve Afganistan İslam Emirliği yönetimini resmî olarak tanıması, bölgesel barış ve kalkınmaya önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Afganistan-Pakistan hattında tırmanan gerilime de değinen Ramanlı, Türkiye'nin Pakistan ile olan Mekke Savunma İttifakı ilişkilerinin arabuluculuk rolünü gölgelememesi gerektiğini belirterek, "Türkiye, tarihsel ve kardeşlik bağlarına yakışır şekilde, bloklaşmaların veya bölgesel ittifakların sınırlandırıcı etkisinden uzak durarak, birbirine komşu iki İslam ülkesi arasındaki sorunların çözümü için yapıcı, adil ve aktif bir arabulucu olarak inisiyatif almalıdır. Türkiye’nin diplomatik gücünü ve tarihsel sorumluluğunu kullanarak bölge barışı için daha cesur, yapıcı ve doğrudan adımlar atmasını bekliyoruz.” çağrısında bulundu.

Yemen'deki çatışmalara ilişkin artan bilgi kirliliği ve dezenformasyona dikkat çeken Ramanlı, yeni cepheler açılmasının Yemen halkının yaşadığı insani krizi daha da derinleştireceğini söyledi.

"Bugün ihtiyaç duyulan şey, 2023 sonunda şekillenen ateşkes ve siyasi çözüm iradesine yeniden dönülmesidir. Yemen’in siyasi ve güvenlik sorunları dış müdahalelerle değil, Yemenli tarafların kendi aralarında yürüteceği kapsayıcı diyalog ve müzakere süreciyle çözülmelidir. Türkiye, bölge ülkeleriyle geliştirdiği diplomatik ilişkilerden yararlanarak aktif bir kolaylaştırıcılık rolü üstlenmelidir."

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.