15.09.2026 • Tuesday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
SON DAKİKA
Ekonomi

Milaslı muhtarlar ve işçilerden Danıştay önünde 'kamulaştırma davası' açıklaması

Milaslı muhtarlar ve işçilerden Danıştay önünde 'kamulaştırma davası' açıklaması

Danıştay Başkanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasında enerji ve maden işçileri adına TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, Muhtarlar Danışma Kurulu adına Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal açıkl

Danıştay Başkanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasında enerji ve maden işçileri adına TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, Muhtarlar Danışma Kurulu adına Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal açıklama yaptı. TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, Milas'tan Ankara'ya, ekmeğini madenden ve santralden kazanan binlerce işçinin sesini duyurmak için geldiklerini söyledi. Erçelik, yarın Danıştay'da Akbelen ve çevresindeki taşınmazlarla ilgili acele kamulaştırma kararına ilişkin davanın duruşmasının görüleceğini hatırlatarak, "Yargı kararına ve hukuki sürece saygımız tamdır. Bizim burada bulunma nedenimiz, işçinin işini, aşını ve geleceğini savunmaktır. Çünkü alınacak kararın sonuçlarını doğrudan yaşayacak olanlar bizleriz. Yeniköy ve Kemerköy maden ve santrallerinde yaklaşık 3 bin 100 kişi doğrudan çalışıyor. Bakım, nakliye, yüklenici firmalar ve yerel tedarikçilerle birlikte bu üretimden geçimini sağlayan binlerce insan daha var. Bu rakamların her biri bir işçi, bir aile, bir ev ve bir gelecek demektir. Biz bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Soma’da santral kapandıktan sonra neler yaşandığını gördük. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu birkaç gün önce yaptığı açıklamada 'Santraller çalışmazsa Soma için felaket olur' dedi. Aynı tablonun Milas’ta yaşanmaması için buradayız" dedi.

Erçelik, Danıştay'ın kararının önemine vurgu yaparak, "Maden durursa santral de durur. Bu iki işletme birbirinden bağımsız değildir. Santralin ihtiyacı olan kömür bu havzadadır ve üretimin devamı maden sahasındaki çalışmaların zamanında ilerlemesine bağlıdır. Üretim durduğunda ilk bedeli işçi öder. Ardından esnaf, nakliyeci, bakım firması, yerel tedarikçi ve bütün bölge etkilenir. Biz bölgede 40 yıldır madencilik yapıyoruz. Bu süre içinde madencilik, bölgenin çalışma hayatının ve ekonomik düzeninin bir parçası haline geldi. Milas ve çevresinde geniş bir kesim, işinin, üretimin ve istihdamın devam etmesini istiyor. Çünkü insanlar bunun yalnızca maden işçisinin sorunu olmadığını biliyor. Biz zeytinin de toprağın da emeğin de değerini biliyoruz. Kimseyle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Ancak işçiyi işsiz bırakan bir çözümün, bölge için gerçek bir yıkım olacağını söylüyoruz. Buna neden olanlar da bedelini zamanla ödeyecektir. Biz çalışmak istiyoruz. Biz üretmek istiyoruz. Biz çocuklarımızın geleceğini kendi memleketimizde kurmak istiyoruz. İşimize, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz" ifadelerini kullandı.

Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal ise santrallere komşu 20 köyde yaşayan 15 bine yakın köylünün sesini duyurmak için Ankara'ya geldiklerini söyledi. Uysal, yarın görülecek davanın sıradan bir dava olmadığını söyleyerek, "Bölgemizde yaşayan binlerce insanın işini, aşını ve geleceğini etkileyecek bir karar duruşmasıdır. Biz bu topraklarda doğduk, burada yaşıyoruz. Köylerimizin geleceğini en iyi bilen insanlarız. Milas’ta madencilik 40 yılı aşkın süredir hayatımızın bir parçası. Köylerimizde insanlar hem tarımla uğraşıyor hem madende ve santrallerde çalışıyor. Kazandığı parayı yine bu bölgede harcıyor. Esnafımız bundan iş yapıyor, nakliyecimiz bundan ekmek kazanıyor, yerel işletmelerimiz bundan ayakta duruyor. Yani maden ve santral sadece orada çalışanların değil, bütün bölgenin ekonomisinin bir parçasıdır. Bugün binlerce insan doğrudan veya dolaylı olarak bu üretimden geçimini sağlıyor. Üretimin durması, bölgedeki ekonomik hareketliliğin azalması, gençlerin iş için başka şehirlere gitmesi ve köylerimizin giderek boşalması anlamına gelir. Biz çocuklarımızın kendi memleketlerinde çalışmasını, evini burada kurmasını istiyoruz" dedi.

Uysal, kamulaştırmanın olduğu 6 köyden birinin muhtarı olduğunu belirterek, "Dün, 'Zeytinler katledilecek' diyenler, bugün yeni yalanların peşindeler. Köylerin yok olacağı yalanını söyleyenlere diyorum ki; 'Hiçbir köyün merkezi ortadan kalkmayacak.' Gerçeği görmek isteyen herkesi haritaya bakmaya davet ediyorum. Halkımız, Alman vakıflarının satın aldığı muhtara değil, gerçek köylülerin sesine kulak versin. Bölgemizde yaşayan insanların büyük çoğunluğu da meselenin bu yönünü görüyor. Kimse zeytinin, toprağın veya doğanın zarar görmesini istemiyor ama doğayı korurken insanımızın işini ve bölgenin ekonomik hayatını da korumak zorundayız. Bizim söylediğimiz çok açık. Maden de bizim, zeytin de bizim, toprak da bizim, emek de bizim. Yargı sürecine güveniyoruz. Karar verirken burada yaşayan insanların görüşlerini, bölgenin ekonomik gerçeklerini ve binlerce ailenin geleceğini de dikkate alacaklarını biliyoruz. Biz köylerimizin boşalmasını değil, yaşamasını ve üretmeye devam etmesini istiyoruz. Çocuklarımızın doğdukları topraklarda kalmasını, çalışmasını ve geleceğini burada kurmasını istiyoruz. Biz kendi geleceğimize sahip çıkmak için buradayız" diye konuştu.

Muhtarlar Danışma Kurulu üyeleri ve TES-İŞ’e bağlı işçiler, Ankara programı kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan’ı da ziyaret etti. Görüşmede yarın yapılacak duruşma öncesinde bölgedeki üretim ve istihdamın mevcut durumu, santrallerin kömür ihtiyacı, maden sahalarındaki çalışmaların geleceği ve köylerde yaşayan vatandaşların beklentileri aktarıldı. Muhtar ve işçiler, hukuki süreç değerlendirilirken bölgede yaşayan ve çalışan insanların görüşlerinin ve bölgedeki sosyoekonomik gerçeklerin de dikkate alınması çağrısında bulundu.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.