04.10.2026 • Sunday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
SON DAKİKA
Seyahat

İnkaya Mağarası’nda 86 bin yıl önceye ışık tutan keşif: “Dünyadaki nadir örneklerden biri”

İnkaya Mağarası’nda 86 bin yıl önceye ışık tutan keşif: “Dünyadaki nadir örneklerden biri”

Çanakkale’nin Çan ilçesinde bulunan ve tarihi 86 bin yıl önceye kadar dayanan İnkaya Mağarası’nda gerçekleştirilen çalışmalarda 130 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğinde çakmaktaşı kütlesi tespit

Çanakkale’nin Çan ilçesinde bulunan ve tarihi 86 bin yıl önceye kadar dayanan İnkaya Mağarası’nda gerçekleştirilen çalışmalarda 130 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğinde çakmaktaşı kütlesi tespit edildi. Uzmanlar keşfin dünyadaki nadir örneklerden biri olduğuna dikkat çekti.

Çan ilçesine bağlı Bahadırlı Köyü sınırlarında bulunan İnkaya Mağarası, 2016 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Paleoantropoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığında yapılan ‘Muğla ve Çanakkale İlleri Yüzey Araştırması’ sırasında bulundu.

Anadolu-Balkanlar arasındaki Paleolitik Çağ (Eski/Kaba/Yontma Taş Çağı) insanlarının olası karşılıklı göçlerine ışık tutacak mağarada, 2017-2020 yılları arasında Çanakkale Troya Müze Müdürlüğü Başkanlığı önderliğinde, uluslararası bir ekiple dönemsel kazı çalışmaları yapıldı.

Bölgedeki kazı, 2021 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne çevrildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izin ve destekleriyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın maddi desteklerinin yanı sıra Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Çanakkale Valiliği, Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş. ve T-Design Mühendislik Şirketi’nin maddi destekleriyle kazı çalışmaları bu yıl da devam ediyor.

86 bin yıllık İnkaya Mağarası’nda bu yıl da termal dronlarla çalışmalar yapıldı ve mağaranın içerisinde 130 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğinde çakmaktaşı kütlesi tespit edildi.

Kazı alanında termal dron ile yapılan analizler hakkında bilgi veren Prof. Dr. İsmail Özer, “Alan çok yoğun bitki örtüsüyle kaplı ve biz mağaradaki kayalıkların sınırını tespit etmeye çalışıyoruz. Kayaların bir kısmı yıkılmış, bir kısmı toprak altında devam ediyor. Bunu anlayabilmek için termal dronlarla en azından toprak altında da 1-2 metreye kadar olan ısı farklılıklarına bakarak onları da tespit etmeye çalışıyoruz. Şu anda yaptığımız tespitler bize bu gördüğümüz kayalıkların en az 130 metre uzunluğunda, yaklaşık da 30 metre genişliğinde bir kütle meydana getirdiğini söylüyor.” diye konuştu.

Devasa kütlenin önemini açıklayan Prof. Dr. Özer, “Çünkü bu bir çakmaktaşı kütlesi. Dünyadaki nadir örneklerden bir tanesi. Bu, Paleolitik Çağ insanlarının doğrudan doğruya ham madde olarak kullandıkları kaynak ve aynı zamanda onların mağarasını da meydana getiriyor. Bu nedenle de İnkaya sakinlerinin hiçbir efor sarf etmeden mağara kayalıklarından parçalar kopararak günlük ihtiyaç duydukları ham maddeleri ürettiklerini, sonra bunları biraz da aslında böyle müsrifçe terk ettiklerini görüyoruz. Çünkü normal Neandertal davranışlarında ham maddeleri çok uzak mesafelerden getirdikleri için yontma taş aletler ham maddenin genelde son parçasına kadar büyük bir dikkatle özenle kullanılır. Burada hemen mağara kayalıkları ana ham madde kaynağı olduğu için de bazen birkaç kilo büyüklüğündeki bir çekirdeğin üzerinden tek bir çıkarım yapılarak terk edildiğini bile görebiliyoruz.” dedi.

Dönem insanlarının İnkaya Mağarası’nı tercih etmesindeki sebeplerden bir tanesinin jeotermal kaynaklar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özer, şöyle konuştu:

“Muhtemelen onların yaşadığı dönemde de çok yakında bir jeotermal kaynak, sıcak su kaynağı vardı. Bu kaynak da o dönemde mikroorganizmaların bolca bulunabileceği, çoğalabileceği ve organik kalıntıları tümüyle tüketebileceği bir ortam sağlıyor. Bir anlamda insanlar için bir mikro klima ortamı sağlıyor. Buzul dönemi insanları için eşsiz bir yaşam ortamı sağlarken, aynı zamanda kalıntıları zaman içerisindeki tüm organik kalıntıların çürümesine, yok olmasına yol açacak bir sebebe de maruz bırakıyor.”

Mağaradaki kazı çalışmalarının 10’uncu sezonuna ulaştığına dikkati çeken Prof. Dr. Özer, “Önemli planlamalarımızdan bir tanesi de 10’uncu yıl sonunda bir monograf çalışması yapmak. Kazının ilk yılından itibaren bütün bulgular ve daha önce Çanakkale’de 7 yıl boyunca yaptığımız yüzey araştırmaları bulguları ile birlikte genel bir değerlendirme yapmak. Onu da önümüzdeki yıl içerisinde yayınlamayı planlıyoruz.” dedi.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha sonraki yorumlarımda kullanılması için adım, e-posta adresim ve site adresim bu tarayıcıya kaydedilsin.

Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.