Ekonomist Cüneyt Paksoy, yurt içi piyasalardaki son gelişmeleri değerlendirerek Merkez Bankası'nın faiz politikası ve Borsa İstanbul'un seyrine ilişkin önemli mesajlar verdi. Paksoy, borsada toparlanmanın devamı için aşılması gereken seviyeye dikkat çekti.
Ekim ayı enflasyonunun beklentiler dahilinde gerçekleştiğini belirten Paksoy, Merkez Bankası'nın aralık ayındaki faiz kararında önünde iki önemli enflasyon verisi daha bulunduğunu söyledi. Dezenflasyon sürecinin devam etmesinin faiz indirimleri açısından belirleyici olacağını vurgulayan Paksoy, olağanüstü bir gelişme yaşanmaması halinde yılın son faiz indiriminin gelebileceğini ve politika faizinin yüzde 35 civarında tamamlanabileceğini öngördü.
2027 yılında faiz indirimlerinin devamı için enflasyonun yüzde 30'un altında kalması gerektiğini belirten Paksoy, özellikle kira, konut, eğitim, gıda ve hizmet sektöründeki katı enflasyonun kırılmasının önemine dikkat çekti.
Borsa İstanbul'da yaşanan yükselişi önemli bir tepki hareketi olarak değerlendiren Paksoy, şirketlerin hisse geri alımlarının piyasaya destek sağladığını ifade etti. Ancak fon piyasasında yaşanan gelişmeler ve yargı sürecine ilişkin haber akışının yakından izleneceğini belirten Paksoy, sermaye piyasalarında güvenin yeniden tesis edilmesi için yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.
BIST 100'de toparlanmanın kalıcı hale gelmesi için 12 bin 500-13 bin puan bandının aşılmasının kritik olduğunu vurgulayan Paksoy, aşağı yönlü hareketlerde ise 11 bin puanın altındaki seviyelere dikkat çekti.
ABD seçimleri Borsa İstanbul’u şahlandırdı! Piyasada tarihi alım dalgası
Borsanın dolar bazında önemli seviyelere gerilediğini belirten Paksoy, bu seviyelerden yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi. Güçlü şirketlerin ve iyi bilançoların mevcut piyasa koşullarında hak ettiği değerin altında fiyatlandığını ifade eden Paksoy, küresel piyasalarda yeni bir kriz yaşanmaması ve yurt içindeki sorunların çözülmesi halinde Borsa İstanbul'da toparlanma potansiyelinin güçleneceğini kaydetti.