Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burcu Karaduman, elektronik sigaranın sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek, düzenli kullanımın diş eti ve ağız sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Karaduman, elektronik sigaraların özel sıvıların ısıtılmasıyla oluşan aerosolün solunması prensibiyle çalıştığını hatırlatarak, bu aerosolün nikotin başta olmak üzere ağız dokularını etkileyebilecek çok sayıda kimyasal madde içerdiğini söyledi. Ürünün klasik sigara gibi yoğun duman oluşturmamasının, diş eti ve ağız dokularına zarar vermediği anlamına gelmediğini vurguladı.
Bilimsel araştırmaların elektronik sigara kullanan bireylerde diş eti ceplerinde derinleşme, dişi çevreleyen destek dokularda tutunma kaybı ve çene kemiğinde erime gibi periodontal sorunların daha sık görülebildiğini ortaya koyduğunu aktaran Karaduman, uzun vadeli etkilerin ise zaman içinde daha belirgin hale gelebileceğini ifade etti.
Elektronik sigaranın yanma işlemi gerçekleştirmemesi nedeniyle birçok kişinin bu ürünü ağız ve diş sağlığı açısından güvenli gördüğünü dile getiren Karaduman, gerçekte oluşan aerosolün doğrudan ağız boşluğuyla temas ettiğini söyledi. İçeriğindeki nikotin ve diğer kimyasal bileşiklerin diş eti hücrelerine zarar verebildiğini, ağız florasının doğal dengesini bozabildiğini ve dokuların kendini onarma kapasitesini olumsuz etkileyebildiğini belirtti.
Elektronik sigara kullanıcıları üzerinde yapılan bazı araştırmalarda, diş eti hastalıklarıyla ilişkili zararlı bakterilerin sayısında artış görüldüğünü aktaran Karaduman, bu durumun plak oluşumunu hızlandırabileceğini ve iltihabi süreçlerin gelişme riskini artırabileceğini kaydetti.
Prof. Dr. Karaduman ayrıca elektronik sigara kullanımının ağız kuruluğu, boğazda tahriş ve ağızda hoş olmayan tat gibi şikâyetlere yol açabileceğini ifade etti. Tükürüğün diş yüzeylerinin temizlenmesi, ağız içindeki asit dengesinin korunması ve zararlı mikroorganizmaların çoğalmasının engellenmesi açısından önemli bir savunma mekanizması olduğunu belirten Karaduman, ağız kuruluğunun bu doğal korumayı zayıflatabileceğine dikkat çekti.