19.09.2026 • Saturday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
SON DAKİKA
Dünya

Afrika Boynuzu'nda nüfuz savaşları patladı: Türkiye ve İsrail'den karşılıklı hamleler!

Afrika Boynuzu'nda nüfuz savaşları patladı: Türkiye ve İsrail'den karşılıklı hamleler!

Ankara'nın Afrika genelinde, özellikle de stratejik öneme sahip Somali, Sudan ve Etiyopya'da attığı kararlı adımlar, bölgedeki askeri ve ekonomik dengeleri kökten değiştiriyor. Bölgede gerçe

Ankara'nın Afrika genelinde, özellikle de stratejik öneme sahip Somali, Sudan ve Etiyopya'da attığı kararlı adımlar, bölgedeki askeri ve ekonomik dengeleri kökten değiştiriyor. Bölgede gerçekleştirilen kitlesel katliamları, insan hakları ihlallerini ve soykırımları dünyaya duyurmaya çalışan sivil toplum kuruluşu Atrocities Watch Africa (AWA) tarafından yayınlanan bir raporda, Türkiye ve İsrail arasında gerçekleşen nüfuz savaşları ele alındı. Yerli savunma sanayiinin amiral gemisi olan insansız hava araçlarının (İHA) savaş meydanlarındaki kader belirleyici rolü, Türkiye'yi bölge ülkeleri için vazgeçilmez bir güvenlik ortağı haline getirdi. Bu yükseliş karşısında deniz ticaret yollarını güvence altına almak ve İran destekli unsurları çevrelemek isteyen Tel Aviv yönetimi ise Somaliland ve Etiyopya üzerinden yeni ittifak arayışlarına girişerek Ankara'nın etki alanını azaltmayı hedefliyor.

Türkiye'nin Afrika kıtasıyla, özellikle de Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bölgeyle olan münasebetleri köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanan bu tarihi bağlar yeniden canlanmaya başladı. Turgut Özal'ın başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı dönemlerinde atılan ekonomik liberalleşme adımları, Türk dış politikasının dışa açılma stratejisinin ilk tohumlarını serpti. 2005 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Sahra Altı Afrika'ya gerçekleştirdiği tarihi ziyaretler ve ardından gelen diplomatik ataklar, büyükelçilik sayılarının hızla artırılması, insani yardım faaliyetlerinin yoğunlaştırılması ve 2008 yılında İstanbul'da düzenlenen tarihi Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi ile ilişkiler stratejik ortaklık seviyesine yükseltildi.

Türkiye'yi Afrika'daki diğer küresel aktörlerden ayıran en temel özellik, uyguladığı çok boyutlu ve bütüncül iş birliği modelidir. Raporda geçen dikkat çekici bir tespitte, “Batılı ülkelerin katılımı genellikle daha koşullu ve güvenlik odaklıyken veya Çin’in modeli daha dar ve kapsamlı altyapı odaklıyken, Türkiye ‘şartsız koşulsuz’ bir yaklaşım sunuyor” ifadeleri oldu.

Ankara modeli; insani yardım, kalkınma desteği, kültürel diplomasi ve askeri iş birliğini eş zamanlı olarak yürüten bir strateji benimsemiştir. Bu yaklaşım, kıta ülkeleri nezdinde büyük bir güven ve sempati uyandırmaktadır.

Bu stratejinin en kritik sacayağını ise son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştiren Türk savunma sanayii oluşturmaktadır. Türkiye'nin yerli imkanlarla ürettiği askeri teknolojiler, özellikle de insansız hava araçları, Afrika pazarında yoğun bir talep görmektedir. Bu durum, bölge ülkeleriyle uzun vadeli ve sarsılmaz güvenlik ortaklıkları kurulmasının da önünü açmaktadır.

Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki en somut ve başarılı başarı hikayesi şüphesiz Somali'dir. 2011 yılında Somali'nin büyük bir kuraklık ve iç çatışma sarmalında olduğu en zor dönemde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mogadişu'ya gerçekleştirdiği ziyaret, ülkenin kaderini değiştiren bir dönüm noktası oldu. Türkiye, bu dönemde sadece acil insani yardım ulaştırmakla kalmadı; hastaneler, okullar, yollar inşa ederek ülkenin yeniden yapılanma sürecini başlattı.

Zamanla bu insani yaklaşım, derin bir askeri ve stratejik ortaklığa evrildi. Mogadişu'da kurulan ve Türkiye'nin en büyük denizaşırı askeri eğitim merkezi olan TURKSOM, Somali ordusunun omurgasını oluşturan binlerce askeri ve özel harekat birliğini eğitti.

2024 yılında imzalanan tarihi savunma ve ekonomik iş birliği anlaşmasıyla bu ortaklık yeni bir boyuta taşındı. Anlaşma kapsamında Türkiye, Somali deniz karasularının güvenliğini sağlama, Somali deniz kuvvetlerini yeniden inşa etme ve ülkenin münhasır ekonomik bölgesinde petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri yürütme yetkisine sahip oldu.

2026 yılının başlarında Türkiye'nin bölgeye sondaj gemisi gönderme planları ve Somali semalarında F-16 savaş uçaklarının konuşlandırılmasına yönelik stratejik değerlendirmeler, Ankara'nın bölgedeki askeri varlığının ne denli kalıcı ve caydırıcı hale geldiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Türkiye'nin bölgedeki nüfuz alanı sadece Somali ile sınırlı değildir. Sudan ve Etiyopya ile kurulan ilişkiler de benzer bir stratejik derinliğe sahiptir. Sudan'da Ömer el-Beşir döneminde başlayan yakın ilişkiler, 2017 yılında tarihi Sevakin Adası'nın Türkiye'ye tahsis edilmesiyle askeri bir boyut kazanmıştı.

Etiyopya cephesinde ise Türkiye, ülkenin en büyük yabancı yatırımcılarından biri konumundadır. Özellikle demiryolu projeleri gibi devasa altyapı yatırımlarında Türk firmaları öncü rol oynamaktadır. İki ülke arasındaki ilişkiler, 2021 yılında yaşanan Tigray krizi sırasında askeri bir ortaklığa dönüştü. Etiyopya hükümetinin talebi doğrultusunda tedarik edilen Bayraktar TB2 insansız hava araçları, çatışmaların seyrini tamamen değiştirerek hükümet güçlerinin zafer kazanmasında belirleyici oldu.

Kızıldeniz ve Babül Mendeb Boğazı, küresel deniz ticaretinin ve enerji nakil hatlarının en hayati geçiş noktalarından biridir. Son dönemde yaşanan ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilim, özellikle de Yemen'deki Husi milislerinin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, bu hattı küresel bir güvenlik krizinin merkezine yerleştirdi. Bu durum, deniz ticaretine ve Eilat Limanı üzerinden dünyaya açılan kapılarına hayati derecede bağımlı olan İsrail için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır.

Türkiye'nin Somali ve Sudan üzerinden Kızıldeniz'in her iki yakasında da askeri ve denizcilik alanında bu denli güçlü bir varlık göstermesi, İsrail güvenlik bürokrasisinde ciddi bir endişeyle takip edilmektedir. Ankara'nın bölgedeki askeri üsleri, liman anlaşmaları ve deniz devriyesi yetkileri, İsrail'in bölgedeki hareket alanını sınırlandırma potansiyeline sahiptir.

Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki yükselişine karşı bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini derinleştirme ve yeni ortaklıklar kurma arayışında olan İsrail'in, en önemli dayanak noktalarından biri Etiyopya'dır. İki ülke arasında uzun yıllara dayanan istihbarat ve güvenlik iş birliği, 2020’li yıllarda MOSSAD ile Etiyopya istihbarat servisi arasında imzalanan anlaşmalarla daha da pekiştirilmiştir. İsrail, Etiyopya'ya siber güvenlik, terörle mücadele ve askeri eğitim alanlarında destek vererek bu ülkedeki varlığını korumaya çalışmaktadır.

Öte yandan İsrail, Somali'nin toprak bütünlüğünü tehdit eden ve tek taraflı bağımsızlık ilan eden Somaliland yönetimi, soykırımcı Netanyahu ile ilişkilerini derinleştiriliyor.

2025 yılının sonlarında gündeme gelen iddialara göre İsrail, Somaliland'ı tanıma karşılığında bu stratejik bölgede askeri ve istihbari üsler elde etmeyi planlamaktadır.

Bu hamle, İsrail'e hem Husi tehdidine karşı Kızıldeniz'de stratejik bir gözetleme noktası sağlayacak hem de Türkiye'nin Somali'deki askeri varlığına karşı doğrudan bir tehdit oluşturacaktır. 

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.