İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu'nun, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve donanma komutanlarıyla Aşdod Deniz Üssü'nde bir araya gelerek brifing aldığını açıkladı.
Netanyahu, burada yaptığı konuşmada, Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarını örnek göstererek "deniz alanının fiilen uluslararası bir savaş alanı haline geldiğini" savundu.
İsrail'in Akdeniz'deki deniz alanlarının, limanlarının ve deniz trafiğinin tehdit altında olduğunu savunan Netanyahu, "Güvenlik yetkililerinden daha fazla ekipmana ihtiyaç duyduklarını duydum. Ülkeye altıncı denizaltı geldi ve daha fazlasını istiyorlar; daha fazla gemi ve burada ayrıntılarına girmek istemediğim başka araçlar." ifadesini kullandı.
Netanyahu, hem su altında, hem su üstünde İsrail devletini denizden de koruyacaklarını iddia etti.
İsrail Ordu Radyosu, İsrail'in Türk Deniz Kuvvetleri'nin denizaltı konusunda güçlenmesini yakından takip ettiğini ve buna karşı Almanya yapımı "yeni ve ileri teknoloji" araçlarla denizaltı filosunu genişletme hamlesi yaptığını ileri sürmüştü.
Haberde, Türkiye'nin halihazırda 14 operasyonel denizaltıya sahip olduğu ve bu sayının 18'e çıkarılacağı, buna karşılık İsrail'in 6 denizaltıya sahip olduğu ve savunma yetkililerinin denizaltı filosunun 8'e çıkarılması yönünde tavsiyede bulunduğu belirtilmişti.
İsrail merkezli "Walla" internet sitesinin haberinde, ABD ordusunun halihazırda İsrail'in çeşitli bölgelerinde yaklaşık 3 bin askerinin bulunduğu ve ABD askerlerinin hava savunma sistemlerinin işletilmesinin yanı sıra pilot, destek ve lojistik personeli ile askeri karargahlarda görev yapan unsurlardan oluştuğu belirtildi.
Haberde, ABD ordusunun son haftalarda bölgedeki bazı birliklerin görev sürelerinin sona ermesi nedeniyle rutin personel değişimine gittiği ancak bununla eş zamanlı olarak Orta Doğu'da olası gerilime hazırlık kapsamında gelecek haftalarda İsrail'e ek asker ve uçaklar gönderilmesinin beklendiği iddia edildi.
Haberde ayrıca İsrail ordusunun İran'la yeni bir çatışma veya bölgede hızlı bir gerilim ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürdüğü, olası geniş çaplı çatışmada İran'da vurulabilecek hedefler üzerinde çalışmalar yapıldığı bildirildi.
İsrail ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) arasındaki askeri koordinasyonun da İran'dan gelebilecek olası füze saldırıları dahil çeşitli senaryolar çerçevesinde sürdüğü kaydedildi.
ABD'nin son günlerde İran'la artan gerilim ortamında Orta Doğu'daki askeri varlığını güçlendirdiği, bölgeye ilave asker ve deniz unsurları sevk ettiği yönündeki haberler basına yansımıştı.
Kamuoyu yoklamalarında geriye düşen İsrail Başbakanı Netanyahu, 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde ülkesine yönelik dış saldırı hazırlığının bulunduğunu ve bu yönde işaretlerin olduğunu savunmuştu.
Netanyahu, saldırının kimden geleceğine ilişkin bilgi paylaşmazken muhalefet, açıklamayı "siyasi manevra" olarak değerlendirmişti.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ise ülkedeki güvenlik durumu ve ordunun tüm cephelerde yüksek alarma geçirilmesi nedeniyle ABD’ye yapmayı planladığı ziyareti iptal etmişti.