Xinhua ajansının haberine göre, Devlet Başkanı Şi ve eşi Pıng Liyüen, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü'nde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump tarafından karşılandı. Trump, bu törenle 64 yıl sonra bir ilki de gerçekleştirmiş oldu. Bir ABD Başkanı Papa dışında bir devlet başkanını en son 1962 yılında havalimanında karşılamıştı. Bu görüşme, dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy ile İngiltere Başbakanı Harold Macmillan arasında yapılmıştı.
Şi, ülkeye varışında yaptığı yazılı açıklamada, Çin ve ABD'nin rakip değil, ortak olması gerektiği belirtti.
"Çin halkının büyük dirilişi" ile "Amerika'yı yeniden büyük yapma" vizyonlarının el ele ilerleyebileceği, birbirini tamamlayarak dünyaya fayda sağlayabileceğini vurgulayan Şi, işbirliğinin dayanak noktası olduğu, yapıcı bir stratejik istikrar ilişkisini güçlendirmeyi istediklerini belirtti.
ABD'ye son ziyaretini 2015'te yapan Şi, 11 yıl aradan sonra bu ülkeyi ziyaret ediyor.
- TARİFELER, İRAN VE YAPAY ZEKA GÜVENLİĞİ GÜNDEMDE OLACAK
Çin Devlet Başkanı Şi, bugün T.S.İ 19.00'da ABD Başkanı Trump ile ikili görüşmelerine başlayacak. Görüşmede iki ülke arasındaki tarifeler, teknoloji kısıtlamaları ve nadir toprak elementlerinin ihracatı gibi ticari anlaşmazlıkların yanı sıra Orta Doğu’daki savaş ve yapay zeka güvenliği ele alınacak.
Liderlerin, ekonomik ve ticari anlaşmazlık konularında daha önce varılan geçici uzlaşmaları sürdürerek ilişkilerde istikrarı korumaya odaklanması bekleniyor.
Zirvenin önemli başlıklarından biri İran ve Orta Doğu’daki savaş olacak. Çatışmaların Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarındaki enerji taşımacılığını aksatma ihtimali, küresel enerji güvenliği açısından endişe yaratıyor. ABD’nin Rusya ve İran’a yönelik yaptırımlarını genişletmesi de Çin ile yapılacak görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Yapay zeka güvenliği de zirvenin gündeminde olacak. İki ülkenin, yapay zekanın oluşturabileceği risklere karşı bilgi paylaşımını ve olası tehditlere ilişkin erken uyarıyı içeren bir “yapay zeka diyaloğu” başlatması bekleniyor. Ancak ABD yapay zeka güvenliğine yönelik risklerin kontrol edilmesine odaklanırken, Çin daha kapsamlı bir küresel yapay zeka yönetimi oluşturulmasını savunuyor. Öte yandan ABD'li yapay zeka geliştiricisi şirketler Çinli şirketlerinin, "damıtma" adı verilen yöntemle kendi modellerinden veri çaldığını iddia ederek, Washington yönetiminden bunu engelleyecek tedbirleri almasını istiyor.
İki ülke daha önce de ticari anlaşmazlıkları geçici olarak azaltmaya yönelik adımlar atmış, karşılıklı tarifelerin ertelenmesi, nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerinin gevşetilmesi ve bazı ticari kısıtlamaların ertelenmesi konusunda anlaşmıştı.
Trump’ın mayıs ayında Çin’e yaptığı ziyarette iki ülke arasında ticaret ve yatırım kurullarının kurulması, bazı ürünlerde tarife indirimlerinin görüşülmesi ve Çin’in ABD’den yolcu uçağı alması gibi konularda anlaşmalara varılmıştı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin ile kasım ayında sona erecek Busan mutabakatının 10 Ocak'a kadar uzatılması konusunda anlaştıklarını belirtti.
Bessent, Fox News'e verdiği röportajda, Çin Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng ile yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hı ile pazar günü New York'ta bir araya geldiğini anımsatan Bessent, 12 saat süren bir görüşme yaptıklarını ancak hala tamamlanmamış bazı hususlar olduğunu söyledi.
ABD ile Çin arasındaki ilişkiler, Trump'ın ikinci iktidar döneminde bir tarafta Washington yönetiminin tarife artışları ve teknoloji alanındaki kısıtlamaları, diğer tarafta Çin'in küresel tedarikin büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik attığı adımlarla genişleyen bir dizi anlaşmazlık nedeniyle düğümlenmişti.
Trump ile Şi'nin Ekim 2025'te Güney Kore'nin Busan şehrinde yaptığı görüşmede taraflar anlaşmazlık konularında geçici uzlaşmaya varmıştı.
Görüşmede, iki ülke, "karşılıklı tarifeler" kapsamında birbirlerine getirdikleri yüzde 24 ek tarifeyi 10 Kasım 2025'ten itibaren bir yıl erteleme konusunda anlaştıklarını duyurmuştu.
Çin tarafı, fentanil ve öncül maddelerinin ihracatının kontrolü konusunda gerekli adımları atmayı taahhüt ederken, ABD tarafı da bu alandaki tedbirlerinin yetersizliği gerekçesiyle Çin'e getirilen yüzde 20 ek gümrük tarifesini yüzde 10'a düşüreceğini bildirmişti.
Washington yönetimi 29 Eylül’de, ihracat kontrolü uyguladığı varlık listesindeki yabancı şirketlerin yüzde 50’yi aşan pay sahibi olduğu ortaklıkları da kapsayan kuralın yürürlüğe girmesini bir yıl ertelemiş, buna karşılık Çin tarafı da nadir toprak elementlerinin ihracatının kontrolüne ilişkin 9 Ekim'de aldığı tedbirlerin uygulanmasını bir yıl ertelemeyi kabul etmişti.
ABD, Çin'in denizcilik, lojistik ve gemicilik sektörlerine başlattığı 301. madde soruşturması sonunda, ülkesinin limanlarını kullanan Çin gemilerine ton başına ek liman ücreti getirilmesine ilişkin kararı, Çin de buna misilleme olarak aldığı tedbirleri bir yıl erteleyeceğini duyurmuştu.