Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, ekonomik ve toplumsal açıdan dünyada Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya kadar yakın bağları olan başka bir yer olmadığını söyledi.
Almanya'da gelecek dönem Federal Başbakan adaylarından Hristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) Hendrik Wüst, 60 kişilik heyetle Türkiye'ye yapacağı ziyaret öncesinde Berlin'de görev yapan Türk gazetecilere, ziyaretin ekonomik ve siyasi ilişkilerin daha da geliştirilmesi açısından önemini değerlendirdi.
Wüst, "Dünya çapında, ekonomik ve toplumsal açıdan Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya kadar yakın bağları olan başka bir yer yoktur. KRV'de, 1,5 milyon Türk kökenli yaşamaktadır. Biz bu sıkı bağın oluşturduğu hazineyi korumak ve karşılıklı yarar sağlamak amacıyla daha da geliştirmek istiyoruz." dedi.
Ülkesinin 65 yıl önce Türkiye'den ve İtalya, İspanya, Portekiz, Polonya gibi diğer ülkelerden insanları davet ettiğine işaret eden Wüst, "KRV'nin 200 yıllık sanayi tarihi, dünyanın dört bir yanından bize gelen insanlar olmasaydı asla düşünülemezdi." diye konuştu.
Wüst, KRV'deki Türk toplumunun özellikle madenlerde ve sanayide ortaya koyduğu emeğin önemli bir miras olduğunu belirterek, "Bu mirasa dayanmalı ve yeni bir ortak ekonomik mucize yaratmalıyız." ifadesini kullandı.
"Türk kökenli birçok insan olmasaydı, yeniden yapılanma ve altyapının inşası hiç gerçekleşmezdi. Almanya'nın enerji tedariki hiç yürümemiş olurdu." diyen Wüst, bu kişilerin torunlarının toplumun her alanında hatta sorumluluk gerektiren pozisyonlarda görev yaptığını hatırlattı.
Wüst, Almanya'da ve Kuzey Ren-Vestfalya'da sahip olunan refahı "misafir işçilere" borçlu olduklarına dikkati çekerek, "Onlara derin saygı ve şükranlarımı sunuyorum." şeklinde konuştu.
Hendrik Wüst buna örnek olarak Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Sinan Selen, Almanya Dışişleri Bakanlığı nezdinde Devlet Bakanı Serap Güler ve kendi kabinesinde müsteşar olarak görev yapan Gonca Türkeli Dehnert'i gösterdi.
KRV'nin Türkiye ile 11 milyar avronun üzerinde bir ticaret hacmi olduğunu söyleyen Wüst, bunun İsveç ile yapılan ticaretten daha fazla olduğunu, bu miktarın artabileceğini belirtti.
Wüst, Gümrük Birliği'nde reforma ihtiyaç olduğunun altını çizerek, "Gümrük Birliği'ni daha da geliştirmeli, hukuki ihtilaflar için iyi işleyen mekanizmalar kurmalıyız ki her iki ülke de bundan daha fazla fayda sağlayabilsin." dedi.
Türkiye'nin güçlü bir NATO ortağı olması nedeniyle Almanya için bir fırsatlar ülkesi olduğunu dile getiren Wüst, bu konuda çalışmaya devam edilmesi gerektiğini kaydetti.
Wüst, Almanya'da yapılan son eyalet seçimlerinde alınan sonuçların bir CDU'lu olarak kendisini üzdüğünü vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Ancak sonuçta seçimlerde, sonuç beklentilerimizin altında kaldığında, bu durum her zaman göz ardı edilemez. Ne yazık ki durum böyle. Bence büyük partiler olarak hepimizin görevi, farklı kökenlere sahip insanları entegre etmektir aksi takdirde ülkemizdeki yaşam gerçeklerini neredeyse hiç yansıtamayız."
Almanya için Alternatif Partisi'nin (AfD) oylarını ülke genelinde artırmasına ilişkin bir soruya Wüst, "Bu durum geri döndürülemez değil. Henüz tüm cevaplara sahip olmadığımızı düşünüyorum ancak özellikle son seçim sonuçlarını bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve burada Berlin'de de her iki eyaletteki güçlenmeyi bir fırsat olarak değerlendirip, neleri farklı yapmamız gerektiği konusunda çok yoğun bir şekilde çalışmalıyız." yanıtını verdi.
Wüst, birçok insanın, artık mevcut partilere endişelerini iletemeyeceklerini hissetmesinin kendisini endişelendirdiği anlatarak, şunları kaydetti:
"Belki de bizim paylaşmadığımız şeyler söyledikleri içindir. Belki de bazen Berlin'in merkezi siyasi sahnesinin son derece incelikli diline uymayan bir dille kendilerini ifade ettikleri içindir. Ve bu tehlikelidir. Demokraside, görüşler tamamen farklı olsa bile birbirimizle konuşmalı ve tartışmalıyız. Aksi takdirde insanlar aşırılıkçıların kollarına itilir. Birçok insan, bu partileri daha iyi iş çıkaracaklarına inandıkları için seçmedi. Ancak bizim işleri iyi yapacağımıza dair umutlarını yitirdiler. İşte bu yüzden içeriklerden de, siyasetin değişmesi gerektiğinden de bahsetmeliyiz. Enerji maliyetlerine bakıldığında, son yıllarda göç politikası konusuna bakıldığında, her ikisi de ülkenin bazı bölgelerini, neyin karşılanabilir olduğunun sınırlarına kadar zorlamıştır. Bence bunu dile getirmek gerekiyor. Ardından da bundan siyasi sonuçlar çıkarmak gerekiyor."
KRV'de seçim sonuçlarından endişe duyan çok sayıda Türk kökenli kişi olduğunu ifade eden Wüst, hükümetinin ve partisinin, KRV'de insanların barış içinde bir arada yaşaması için elinden gelen her şeyi yapacağının altını çizdi.
Wüst, "Kuruluşumuzdan bu yana, her zaman farklı unsurları bir araya getirme görevini üstlenen bir eyalet olduk. Bu eyaletin bir arada kalmasını ve farklı inançlara, kökenlere sahip tüm insanların burada güvenli ve barış içinde bir arada yaşamasını sağlamak için çabalarımızı sürdüreceğiz. Tartışmalıyız, mücadele etmeliyiz ama barış içinde bir arada kalmalıyız." diye konuştu.
Türk işadamlarının Almanya'dan vize almak istediklerinde yaşanan sorunlara ilişkin olarak da Wüst, bu durumun kendi eyaletleri için de ekonomik bir dezavantaj oluşturduğunu belirtti.
Wüst, iş insanlarının farklı ülkelerden vize alarak dolaylı yollarla geldiğine işaret ederek, "Bu olmamalı. Bu konuda daha iyi sonuçlar elde etmeliyiz. Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti olarak, belediye yetkililerimizle bu konuda elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız, böylece daha iyi hale gelebiliriz. Ancak bu durumun Dışişleri Bakanlığı tarafından da daha iyi işleyişi sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin son yıllarda muazzam bir büyüme kaydettiğini vurgulayan Wüst, "Bu, her iki taraf için de olumlu bir gelişmedir." şeklinde konuştu.
Wüst, Türkiye'den gelecek yatırımlara açık olduklarını, Almanya ve Kuzey Ren-Vestfalya'nın yabancı yatırımlar açısından çok güvenli bir yer olduğunu söyleyerek, "Bu gezinin amacı da tam olarak bu mesajı vermektir. Türkiye'ye daha fazla yatırım yapabilecek şirketler de bizimle birlikte geliyor." dedi.
Wüst, Almanya'da Türk kökenlilerle ilgili tartışmaların çoğu zaman entegrasyon sorunları ve eksiklikler üzerinden yürütüldüğünü belirterek, bunun yerine sahip olunan potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Türk-Alman toplumunun iki ülke arasında doğal bir köprü oluşturduğunu vurgulayan Wüst, "Biz bir fırsat tartışması yürütmeliyiz." diye konuştu.
Wüst, iklim koruma politikalarının da bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Almanya'nın sanayileşmiş bir ülke olarak kalması ve iklim korumasına katkı sağlaması gerektiğini kaydeden Wüst, bunun toplumun ekonomik kapasitesini de dikkate alması gerektiğini ifade etti.
Wüst, özellikle vergiler ve harçlar konusunda vatandaşların üzerindeki yükün arttığına işaret ederek, birçok kişinin akaryakıt vergilerini de artık karşılayamadığını hatırlattı.
Bu konuya çözüm bulunması gerektiğini vurgulayan Wüst, hükümetlerin mevcut durumda çeşitli çözümler sunduğunu ancak daha fazlasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Wüst, Almanya'da yaşayan Türklere mesaj vererek, "Bu ülkeye kendinizi entegre edin. Siyasi uçların yüksek sesli söylemlerinden korkmayın. Sizler, Kuzey Ren-Vestfalya'nın başarı öyküsünün bir parçasısınız. Kendinizi tedirgin ettirmeyin. Birlikte inşa ettiğimiz bu ortak vatanımıza sadık kalın." ifadesini kullandı.
Türk mutfağında çok lezzetli yemekler olduğunu aktaran Wüst, kuzu şişin harika olduğunu sözlerine ekledi.